noun

powers

güçler, yetkiler, kabiliyetler, büyük devletler

The president has limited powers.

Başkanın sınırlı yetkileri var.

The superhero has amazing powers.

Süper kahramanın inanılmaz güçleri var.

The world powers met to discuss the crisis.

Dünya güçleri krizi görüşmek üzere bir araya geldi.

((sb.'s)) güçleri/yetkileri (birinin) yetkisi veya kabiliyeti Başkanın sınırlı yetkileri var.

Synonyms: yetkiler, kabiliyetler, kapasiteler, etki

'Power' kelimesinin çoğulu, Eski Fransızca'da 'yapabilmek' anlamına gelen 'poeir' kelimesinden gelir.

'Powers'ı birden fazla 'güç' türü olarak düşünün – bir hükümetin gücü, bir süper kahramanın güçleri, bir ülkenin gücü.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.