adjective

practical

pratik, kullanışlı, gerçekçi

He offered some practical advice.

Bazı pratik tavsiyeler verdi.

She's a very practical person.

O çok pratik bir insandır.

This car is not practical for a large family.

Bu araba geniş bir aile için kullanışlı değil.

practical ((for sth.)) bir şey için pratik This tool is practical for everyday tasks.

it is practical ((to-inf)) bir şeyi yapmak mantıklı It's not practical to drive that far.

Eş anlamlılar: mantıklı, gerçekçi, kullanışlı; Zıt anlamlılar: pratik olmayan, teorik

Geç Latince 'practicalis'ten, Yunanca 'eylemle ilgili' anlamına gelen 'praktikos'tan gelir, 'practice' ile ilgilidir.

'Practice' (pratik yapmak) kelimesini düşünün - pratik olan bir şey, pratiğe dökebileceğiniz bir şeydir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.