noun

practice

pratik, alıştırma, adet, muayenehane

You need more practice.

Daha fazla pratik yapman gerekiyor.

She has a successful law practice.

Başarılı bir hukuk bürosu var.

It is common practice to tip waiters.

Garsonlara bahşiş vermek yaygın bir uygulamadır.

formda ((olmak/olmamak)) antrenmanlı/antrenmansız olmak I am out of practice.

bir ((tıp/hukuk)) muayenehanesi/bürosu bir doktorun/avukatın işi She has a medical practice.

Synonyms: alıştırma, antrenman; gelenek, alışkanlık; muayenehane

Eski Fransızca 'pratiser', Geç Latince 'practicare', Yunanca 'praktikos' (eyleme uygun) kelimelerinden türemiştir.

'Practice makes perfect' (Alıştırma mükemmelleştirir) atasözünü hatırlayın. Türkçe'deki 'pratik' kelimesiyle aynı kökten gelir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.