verb

praying

dua etmek, yalvarmak

She is praying for peace.

Barış için dua ediyor.

They pray at church every Sunday.

Her pazar kilisede dua ederler.

I pray you'll be safe.

Güvende olman için dua ediyorum.

((for sth./sb.)) (... için) dua etmek She is praying for peace.

((to sb.)) (...-a) dua etmek They pray to God for guidance.

((that ...)) (... diye) dua etmek I pray that you return safely.

Eş anlamlılar: worship (ibadet etmek), beg (yalvarmak), implore (yakarmak)

Latince 'ciddiyetle istemek, yalvarmak' anlamına gelen 'precari' kelimesinden gelir.

Daha yüksek bir güce 'rica'da veya 'istek'te bulunduğunuzu düşünün. 'Dua etmek' bu eylemin karşılığıdır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.