adjective

precarious

istikrarsız, tehlikeli, güvenilmez

He made a precarious living as an artist.

Bir sanatçı olarak tehlikeli bir hayat sürüyordu.

The ladder was in a precarious position.

Merdiven tehlikeli bir pozisyondaydı.

tehlikeli bir ((isim)) tehlikeli bir ((isim)) Merdiven tehlikeli bir pozisyondaydı.

Eş anlamlılar: unstable, insecure, risky; Zıt anlamlılar: stable, secure, safe

Latince 'dua ile elde edilen' anlamına gelen 'precarius' kelimesinden, 'prex' (dua) kelimesinden türemiştir. Başlangıçta başkasının iradesine bağlı anlamına geliyordu.

Durum o kadar tehlikeli ki dua etmeniz gerektiği için 'pray for us' (bizim için dua et) gibi geliyor.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.