verb

precede

-den önce gelmek, önde gelmek

A short speech will precede the dinner.

Akşam yemeğinden önce kısa bir konuşma yapılacak.

He preceded her into the room.

Odaya ondan önce girdi.

((bir şey/birisi)) (-den) önce gelmek Akşam yemeğinden önce kısa bir konuşma yapılacak.

Eş anlamlılar: come before, lead; Zıt anlamlılar: follow, succeed

Latince 'prae-' (önce) + 'cedere' (gitmek) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamı 'önden gitmek'tir.

'pre-' öneki 'önce' anlamına gelir. 'precede' zaman veya sıra olarak bir şeyden 'önce' gelmektir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.