adjective

precise

kesin, tam, hassas

We need the precise measurements for the project.

Proje için kesin ölçümlere ihtiyacımız var.

She gave a precise description of the suspect.

Şüphelinin kesin bir tanımını verdi.

((sıfat)) ((isim)) kesin, tam Kesin ölçümlere ihtiyacımız var.

Eş anlamlılar: exact, accurate, specific; Zıt anlamlılar: imprecise, inaccurate, vague

Latince 'praecidere' (kısa kesmek) kelimesinden, 'prae-' (önce) + 'caedere' (kesmek).

Tam noktaya ulaşmak için tüm gereksiz bilgileri 'kesip attığınızı' düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.