verb

predict

tahmin etmek, öngörmek

It is difficult to predict the future.

Geleceği tahmin etmek zordur.

They predicted that the storm would hit the coast.

Fırtınanın sahili vuracağını tahmin ettiler.

She accurately predicted the outcome of the election.

Seçimin sonucunu doğru bir şekilde tahmin etti.

((sth.)) (bir şeyi) tahmin etmek Experts predict a rise in prices.

((that ...)) (-dığını) tahmin etmek They predicted that the company would succeed.

Eş anlamlılar: forecast, foresee, foretell, prophesy

Latince 'prae-' (önce) + 'dicere' (söylemek). Kelimenin tam anlamıyla 'önceden söylemek' demektir.

'Dictionary' (sözlük) kelimesindeki gibi 'pre-' (önce) + 'dict' (söylemek) olarak düşünün. Bir şey olmadan 'önce söylersiniz'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.