verb

assure

temin etmek, garanti etmek, güvence vermek

I assure you that everything will be fine.

Sizi temin ederim ki her şey yoluna girecek.

She assured him of her full support.

Ona tam desteğini garanti etti.

He assured himself that the door was locked.

Kapının kilitli olduğundan emin oldu.

((birine)) ((...olduğunu)) temin etmek. I assure you that everything will be fine.

((birine)) ((bir şey)) konusunda güvence vermek. She assured him of her full support.

((kendini)) ((...olduğundan)) emin olmak. He assured himself that the door was locked.

Eş anlamlılar: guarantee, promise, reassure; Zıt anlamlılar: doubt, question

Latince 'ad-' (yönelme) + 'securus' (güvenli, emin) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamı 'güvenli hale getirmek'tir.

Birini bir şeyden 'emin kılmak' olarak düşünün. 'I assure you', 'Seni emin kılıyorum' anlamına gelir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.