adjective

preeminent

seçkin, üstün, önde gelen

She is the preeminent expert in her field.

Kendi alanında en seçkin uzmandır.

preeminent ((in a field)) bir alanda seçkin She is the preeminent expert in her field.

Eş anlamlılar: outstanding, supreme, foremost; Zıt anlamlılar: unknown, inferior

'pre-' (önce) + 'eminent' (seçkin) kelimelerinden gelir. Herkesten önce seçkin olmak anlamına gelir.

'pre-eminent' = 'premier' (birinci) + 'eminent' (seçkin) diye düşünün. En tepedeki, en seçkin kişi.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.