prejudiced
Çeviri
önyargılı
Örnekler
He is prejudiced against his neighbors.
Komşularına karşı önyargılıdır.
The report was based on prejudiced views.
Rapor, önyargılı görüşlere dayanıyordu.
Dilbilgisi Kalıpları
((against sb./sth.)) (-e karşı) önyargılı olmak He is prejudiced against people from different cultures.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: biased, bigoted, partial; Zıt anlamlılar: impartial, unbiased
Etimoloji
'prejudice' isminin sıfat hali. 'Ön yargı' sahibi olma durumunu tanımlar.
Hafıza İpuçları
'prejudiced' olan biri 'prejudice' (önyargı) ile doludur. '-ed' eki bu özelliğe sahip olduklarını gösterir.