noun

premium

prim, ek ücret, birinci sınıf, kaliteli

You pay a monthly premium for insurance.

Sigorta için aylık bir prim ödüyorsun.

This is a premium brand of coffee.

Bu, birinci sınıf bir kahve markasıdır.

They put a premium on customer satisfaction.

Müşteri memnuniyetine büyük önem veriyorlar.

((for sth.)) için ek ücret Hızlı teslimat için ek ücret alınır.

premium ((isim)) çok yüksek kalitede Birinci sınıf benzin satıyorlar.

((sth.))'a önem vermek Güvenliğe önem veriyorlar.

Eş anlamlılar: (isim) ücret, bonus; (sıfat) üstün, lüks; Zıt anlamlılar: (sıfat) temel, standart

Latince 'praemium' ('ödül, mükafat') kelimesinden, kişinin diğerlerinden 'önce' aldığı şey.

'Premium' kelimesini özel bir şey için ödenen 'fiyat' (isim) veya yüksek kaliteli bir şeyi tanımlayan (sıfat) olarak düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.