adjective

preoccupied

dalgın, meşgul, endişeli

He was too preoccupied to notice me.

Beni fark edemeyecek kadar dalgındı.

She seemed preoccupied with her own thoughts.

Kendi düşünceleriyle meşgul görünüyordu.

((sth.)) ile meşgul olmak be preoccupied with ((sth.)) Kendi düşünceleriyle meşgul görünüyordu.

Eş anlamlılar: absorbed, engrossed, distracted; Zıt anlamlılar: attentive, focused

'preoccupy' fiilinin geçmiş zaman ortacı. 'Pre-' (önce) + 'occupy' (işgal etmek). Zihin zaten meşgul.

Birinin zihninin kapısında 'önceden meşgul' yazan bir tabela hayal edin, böylece yeni düşünceler içeri giremez.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.