verb

preoccupy

meşgul etmek, zihnini kurcalamak, daldırmak

Financial worries preoccupied him.

Mali endişeler zihnini meşgul ediyordu.

This question has preoccupied philosophers for centuries.

Bu soru yüzyıllardır filozofların zihnini meşgul etmiştir.

((sth.)) ((sb.))'nin zihnini meşgul etmek ((sth.)) preoccupy ((sb.)) Mali endişeler zihnini meşgul ediyordu.

Eş anlamlılar: engross, absorb, obsess; Zıt anlamlılar: bore, distract

'pre-' (önce) + 'occupy' (ele geçirmek) kelimelerinden gelir. Zihni önceden ele geçirmek.

Birinin düşüncelerini 'pre-occupy' etmek, başka bir şey girmeden önce onları doldurmak anlamına gelir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.