noun

presence

varlık, mevcudiyet, huzur

Your presence is requested at the meeting.

Toplantıda bulunmanız rica olunur.

He has a very strong presence.

Çok güçlü bir duruşu var.

She felt a strange presence in the room.

Odada garip bir varlık hissetti.

((birinin/bir şeyin varlığı)) bir yerde olma durumu Polisin varlığı kalabalığı sakinleştirdi.

((birinin huzurunda)) biri oradayken Belgeyi iki tanığın huzurunda imzaladı.

Synonyms: mevcudiyet, varlık; Antonyms: yokluk

Latince 'praesentia' kelimesinden, 'praesens' (mevcut) kelimesinden gelir. 'prae-' (önünde) + 'esse' (olmak). Birinin önünde olma durumu.

Bu, 'present' (mevcut) sıfatının isim halidir. 'absence' (yokluk) kelimesinin karşıtı olarak hatırlayın.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.