verb

presented

sunmak, takdim etmek, vermek, ortaya çıkarmak

He presented his findings to the board.

Bulgularını kurula sundu.

She was presented with an award.

Ona bir ödül takdim edildi.

The new law presented a challenge.

Yeni yasa bir zorluk teşkil etti.

((biri)) ((birine)) ((bir şeyi)) sunar birine bir şey sunmak Fikirlerini komiteye sundu.

((birine)) ((bir şey)) takdim edilir birine bir şey verilmek Ona bir madalya takdim edildi.

Eş anlamlılar: vermek, göstermek, sunmak; Zıt anlamlılar: saklamak, gizlemek

Latince 'praesentare' (göstermek, sergilemek) kelimesinden, 'prae-' (önce) + 'esse' (olmak).

Birine bir 'present' (hediye) 'present' (sunarsınız).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.