noun

pressure

basınç, baskı, stres

The tire pressure is too low.

Lastik basıncı çok düşük.

He is under a lot of pressure at work.

İşte çok fazla baskı altında.

They put pressure on him to resign.

İstifa etmesi için ona baskı yaptılar.

under pressure baskı altında Baskı altında iyi çalışırım.

put pressure on ((sb.)) (birine) baskı yapmak İstifa etmesi için ona baskı yaptılar.

Synonyms: stress, force, tension, coercion

Latince 'premere' (basmak) fiilinden gelen 'pressura' kelimesinden türemiştir.

Bir lastiğin içindeki 'basıncı' veya bir son teslim tarihinin 'baskısını' düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.