prevailing
Çeviri
hakim, yaygın, baskın
Örnekler
The prevailing wind is from the west.
Hakim rüzgar batıdan esiyor.
This is the prevailing opinion among experts.
Bu, uzmanlar arasındaki hakim görüştür.
Dilbilgisi Kalıpları
hakim ((isim)) hakim, yaygın The prevailing mood was optimistic.
Benzer Kelimeler
Eşanlamlılar: dominant, widespread, common; Zıt anlamlılar: minority, rare
Etimoloji
'to prevail' (üstün gelmek) fiilinin sıfat-fiil hali. 'Üstün gelme' sonucunda yaygınlaşmış olma durumunu tanımlar.
Hafıza İpuçları
'Üstün gelmiş' (kazanmış) olan ve şimdi 'hakim' (baskın) olan fikir veya durumu düşünün.