noun

prey

av, kurban

The lion stalked its prey.

Aslan avını gizlice takip etti.

He fell prey to a scam.

Bir dolandırıcılığın kurbanı oldu.

((noun)) av. Aslan avını gizlice takip etti.

((to fall prey to sth.)) (bir şeyin) kurbanı olmak. Bir dolandırıcılığın kurbanı oldu.

Eş anlamlılar: quarry, victim; Zıt anlamlılar: predator, hunter

Eski Fransızca 'preie' kelimesinden, o da Latince 'ganimet, yağma' anlamına gelen 'praeda'dan gelir.

'Pray' (dua etmek) ile aynı sesdedir. Av, avcı tarafından yakalanmamak için 'dua eder' diye düşünebilirsiniz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.