adjective

acclaimed

beğenilen, alkışlanan, ünlü

She is an internationally acclaimed artist.

Uluslararası üne sahip bir sanatçıdır.

He starred in the critically acclaimed movie.

Eleştirmenlerce beğenilen filmde başrol oynadı.

beğenilen bir ((isim)) övülen ve saygı duyulan bir (isim) beğenilen bir yazar.

eleştirmenlerce beğenilen profesyonel eleştirmenler tarafından övülen Film eleştirmenlerce beğenildi.

Eş anlamlılar: celebrated, renowned, praised; Zıt anlamlılar: unknown, criticized

'to acclaim' (övmek) fiilinin geçmiş zaman ortacıdır.

'Acclaimed' bir sanatçı, 'acclaim' (övgü) almış biridir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.