adjective

astonished

şaşırmış, hayret etmiş

I was astonished by the news.

Habere çok şaşırdım.

She gave him an astonished look.

Ona şaşkın bir bakış attı.

He was astonished to see her there.

Onu orada görünce şaşırdı.

((bir şeye şaşırmak)) (bir şey) tarafından çok şaşırmak. Kararına şaşırmıştım.

((bir şey yapmaya şaşırmak)) (bir şey) yapmaya çok şaşırmak. Onu orada bulduğuna şaşırmıştı.

((şaşırmış bir + isim)) şaşkınlık gösteren bir ismi tanımlama. Şaşkın bir ifadesi vardı.

Eş anlamlılar: amazed, astounded, surprised; Zıt anlamlılar: unsurprised, unfazed

'astonish' fiilinin geçmiş zaman ortacı, Eski Fransızca 'estoner' (sersemletmek) kelimesinden.

Bu, bir şey sizi 'şaşırttığında' (astonishes) hissettiğiniz duygudur. Bir kişinin tepkisini tanımlar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.