adjective

astonishing

şaşırtıcı, hayret verici

The magician performed an astonishing trick.

Sihirbaz şaşırtıcı bir numara yaptı.

She has an astonishing memory for details.

Detaylar için şaşırtıcı bir hafızası var.

bir astonishing ((isim)) şaşırtıcı bir (isim) It was an astonishing achievement.

Eş anlamlılar: amazing, surprising, stunning; Zıt anlamlılar: ordinary, mundane

Eski Fransızca `estoner` ('sersemletmek') kelimesinden, Latince `ex-` ('dışarı') + `tonare` ('gök gürlemesi') kelimelerinden türemiştir. Kelimenin tam anlamı 'yıldırım çarpmış gibi olmak'.

O kadar şaşırdığınızı hayal edin ki sanki gök gürültüsü (`tonare`) çarpmış gibi.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.