noun

priority

öncelik

My main priority is to find a job.

Asıl önceliğim bir iş bulmak.

Emergency vehicles have priority on the road.

Acil durum araçlarının yolda önceliği vardır.

a top/main priority en büyük/ana öncelik Bu projeyi bitirmek bizim en büyük önceliğimiz.

give priority ((to sth.)) (bir şeye) öncelik vermek Rezervasyonlu müşterilere öncelik veriyoruz.

Eş anlamlılar: precedence, importance, urgency

Ortaçağ Latincesi 'prioritas' kelimesinden, o da 'ilk' anlamına gelen Latince 'prior' kelimesinden gelir.

Bir 'priority', önem açısından diğer şeylerden 'prior' yani önce gelen bir şeydir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.