noun

prism

prizma

Light separates into colors through a prism.

Işık bir prizmadan geçerek renklere ayrılır.

She viewed the issue through a different prism.

Meseleye farklı bir prizmadan baktı.

((sth. prizmasından)) bir şeye belirli bir perspektiften bakmak Hikaye onun çocukluk prizmasından anlatılıyor.

Eş anlamlılar: kristal, lens

Yunanca 'prisma' (kesilmiş şey) kelimesinden gelir ve şekline atıfta bulunur.

'Prison' (hapishane) kelimesine benzer ama 'm' ile biter. Işığı gökkuşağına ayıran üçgen bir cam parçası hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.