noun

prison

hapishane, cezaevi

He was sent to prison for theft.

Hırsızlıktan hapse atıldı.

She spent ten years in prison.

On yılını hapishanede geçirdi.

((hapiste)) hapiste olmak Soygundan dolayı hapiste.

((hapse girmek)) hapse mahkum edilmek Suçları yüzünden hapse girebilir.

Eş anlamlılar: jail, penitentiary

Latince 'prehensio' (yakalama) kelimesinden gelir ve Eski Fransızca aracılığıyla İngilizceye geçmiştir.

'Prism' (prizma) gibi ses çıkarır ama 'on' ile biter. Birinin hapishanenin 'içinde' (on the inside) olduğunu hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.