adjective

pristine

tertemiz, el değmemiş, bozulmamış

The car is in pristine condition.

Araba tertemiz durumda.

They explored the pristine wilderness.

El değmemiş vahşi doğayı keşfettiler.

pristine ((isim)) tertemiz, el değmemiş Ev tertemiz durumda.

Eş anlamlılar: immaculate, untouched, unspoiled; Zıt anlamlılar: dirty, spoiled

Latince 'prior' ile ilgili olan 'eski, orijinal, ilkel' anlamına gelen 'pristinus' kelimesinden gelir.

İnsan eli değmemiş 'el değmemiş' bir orman gibi, orijinal, mükemmel halindeki bir şeyi hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.