privilege
Çeviri
ayrıcalık, imtiyaz, onur
Örnekler
Education is a right, not a privilege.
Eğitim bir hakdır, ayrıcalık değil.
He had the privilege of meeting the president.
Başkanla tanışma ayrıcalığına sahipti.
Dilbilgisi Kalıpları
((bir ayrıcalık)) bir ayrıcalık Burada olmak bir ayrıcalıktır.
((-me/-ma ayrıcalığı)) bir şey yapma ayrıcalığı Onunla çalışma ayrıcalığına sahiptim.
Benzer Kelimeler
Synonyms: avantaj, hak, onur; Antonyms: dezavantaj, engel
Etimoloji
Latince 'privilegium' (bir birey için yasa) kelimesinden gelir, 'privus' (özel) + 'lex' (yasa) kelimelerinden oluşur.
Hafıza İpuçları
Sadece sizin için geçerli olan ve size özel bir avantaj sağlayan bir 'özel yasa' (privi-lege) hayal edin.