verb

astound

şaşırtmak, hayrete düşürmek

His magic tricks astound the audience.

Sihir numaraları seyircileri şaşırtıyor.

It astounds me that they are still in business.

Hâlâ iş yapıyor olmaları beni şaşırtıyor.

to astound ((sb.)) (birini) şaşırtmak The news will astound everyone.

It astounds ((sb.)) that ... ... olması (birini) şaşırtıyor It astounds me that he can eat so much.

Eş anlamlılar: amaze, shock, stun, flabbergast; Zıt anlamlılar: bore, calm

Eski Fransızca `estoner` ('sersemletmek') kelimesinden gelen `astone` kelimesinin bir çeşididir. Sonundaki `-d` muhtemelen `sound` veya `confound` gibi kelimelerin etkisinden kaynaklanmaktadır.

Sizi şaşkına çeviren (`astounds`) kadar yüksek bir ses (`sound`) düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.