verb

procure

tedarik etmek, temin etmek, sağlamak

She managed to procure a ticket for the concert.

Konser için bir bilet tedarik etmeyi başardı.

He was responsible for procuring supplies for the army.

Ordu için malzeme tedarik etmekten sorumluydu.

((bir şeyi)) tedarik etmek She managed to procure a ticket for the concert.

Eş anlamlılar: obtain, acquire, secure, get

Latince 'pro-' (için) + 'curare' (ilgilenmek) kelimelerinden gelir. 'Bir şeyi elde etmekle ilgilenmek' anlamına gelir.

'PROfesyonelce GÜVENCEYE al' gibi düşünün. 'Elde etmek' için kullanılan, genellikle zorluk veya çaba gerektiren resmi bir kelimedir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.