noun

proficiency

yeterlilik, ustalık, beceri

She has a high level of proficiency in English.

İngilizcede yüksek düzeyde yeterliliği var.

The job requires proficiency with computers.

İş, bilgisayar konusunda yeterlilik gerektiriyor.

yeterlilik ((bir şeyde)) bir şeyde yeterlilik She has a high level of proficiency in English.

Synonyms: beceri, uzmanlık, ustalık; Antonyms: yetersizlik, kabiliyetsizlik

Latince 'proficere' (ilerlemek, gelişmek) kelimesinden, 'pro-' (ileri) + 'facere' (yapmak/etmek) köklerinden gelir.

Bir konuda 'profesyonel' olduğunuzu düşünün. 'Proficiency' (yeterlilik) sizi profesyonel yapar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.