noun

profit

kâr, kazanç, fayda, yarar

The company made a huge profit last year.

Şirket geçen yıl büyük bir kâr elde etti.

There is little profit in arguing with him.

Onunla tartışmanın pek bir faydası yok.

((sth.)) üzerinden kâr etmek bir işlemden para kazanmak We made a good profit on the sale.

kârla satmak bir şeyi maliyetinden daha fazlaya satmak He sold the house at a huge profit.

Eş anlamlılar: gain, earnings, return; Zıt anlamlılar: loss, deficit

Latince 'profectus' (ilerleme) kelimesinden, 'pro-' (ileri) + 'facere' (yapmak) köklerinden gelir.

'Pro-fit' (profesyonel uyum) gibi düşünün - hedeflerinize uyan ve sizi finansal olarak ileri taşıyan bir şey.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.