profound
Çeviri
derin, engin, büyük, içten
Örnekler
He had a profound impact on my life.
Hayatım üzerinde derin bir etkisi oldu.
The book contains profound truths about humanity.
Kitap, insanlık hakkında derin gerçekler içeriyor.
Dilbilgisi Kalıpları
((a profound sth.)) (derin bir ...) He had a profound respect for nature.
Benzer Kelimeler
Synonyms: deep, intense, insightful; Antonyms: superficial, shallow
Etimoloji
Latince 'pro-' (ileri) + 'fundus' (dip) kelimelerinden gelir, kelimenin tam anlamıyla 'dibe ulaşan' demektir.
Hafıza İpuçları
'Profesyonel' birinin 'bulduğu' (found) derin bir gerçek gibi düşünün.