adjective

progressive

ilerici, gelişen, artan oranlı

She has very progressive ideas.

Çok ilerici fikirleri var.

The country has a progressive tax system.

Ülkenin artan oranlı bir vergi sistemi var.

He suffers from a progressive disease.

İlerleyici bir hastalıktan muzdarip.

progressive ((isim)) ilerici ~ Çok ilerici fikirleri var.

Eş anlamlılar: ileri görüşlü, modern, gelişmiş; Zıt anlamlılar: muhafazakar, geleneksel, gerici

Latince 'pro-' (ileri) + 'gressus' (gitmek, adım atmak) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'ileri adım atan'.

'Pro'yu 'ileri' ve 'gress'i 'gitmek' olarak düşünün. Yeni fikirlere ve ilerlemeye 'doğru giden' biri.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.