verb

prohibit

yasaklamak, menetmek

The law prohibits the sale of alcohol to minors.

Yasa, küçüklere alkol satışını yasaklar.

They were prohibited from entering the country.

Ülkeye girmeleri yasaklandı.

((bir şeyi)) (bir şeyi) yasaklamak Yasa alkol satışını yasaklar.

((birinin)) ((bir şey yapmasını)) (birinin) (bir şey yapmasını) yasaklamak Girmeleri yasaklandı.

Eş anlamlılar: forbid, ban, bar; Zıt anlamlılar: permit, allow, authorize

Latince 'pro-' (önünde) + 'habere' (tutmak) kelimelerinden gelir. Fikir, birini durdurmak için 'önünde tutmak'tır.

'Pro'yu bir şeye karşı olmak gibi düşünün ve 'hibit', durdurmak veya engellemek anlamına gelen 'inhibit' gibi geliyor.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.