verb

propel

itmek, sevk etmek, ileri sürmek

The engine propels the boat forward.

Motor tekneyi ileri doğru itiyor.

His ambition propelled him to success.

Hırsı onu başarıya sevk etti.

((bir şeyi/birini)) ((<zarf/edat öbeği>)) (bir şeyi/birini) ileri veya belirli bir yönde itmek/sürmek. The engine propels the boat forward.

Eş anlamlılar: push, drive, launch; Zıt anlamlılar: halt, stop

Latince 'pro-' (ileri) + 'pellere' (sürmek) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'ileri sürmek'.

Bir uçağın veya teknenin onu ileri 'itmek' (propel) için hizmet eden 'pervanesini' (propeller) düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.