adjective

proportional

orantılı, nispi, mütenasip

The punishment should be proportional to the crime.

Ceza, suçla orantılı olmalıdır.

The pay is proportional to the hours worked.

Ücret, çalışılan saatlerle orantılıdır.

((bir şey)) ile orantılı proportional to ((sth.)) Ücret, çalışılan saatlerle orantılıdır.

Eş anlamlılar: corresponding, equivalent; Zıt anlamlılar: disproportional, unequal

Latince 'pro-' (için) + 'portio' (parça, pay) kelimelerinden gelir. 'Bir pay için' anlamına gelir.

Bir 'profesyonel' sporcunun maaşının yeteneğiyle 'orantılı' olduğunu düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.