verb

proselytize

dinini yaymaya çalışmak, kendi dinine döndürmek, kazanmaya çalışmak

They tried to proselytize the local population.

Yerel halkı kendi dinlerine döndürmeye çalıştılar.

He was accused of proselytizing for his political party.

Siyasi partisi için üye kazanmaya çalışmakla suçlandı.

((sb.)) (birini) bir inanca veya dine döndürmeye çalışmak. They tried to proselytize the local population.

Eş anlamlılar: convert, evangelize, recruit; Zıt anlamlılar: dissuade

Yunanca 'proselytos' (yeni gelen, din değiştiren) kelimesinden gelir. 'pros-' (doğru) + 'erchesthai' (gelmek).

'Pro' (tarafında) ve 'sell' (satmak) gibi düşünün - fikirlerinizi birine 'satarak' onu kendi tarafınıza çekmeye çalışmak.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.