verb

protect

korumak, muhafaza etmek, savunmak

You should protect your skin from the sun.

Cildinizi güneşten korumalısınız.

The law protects the rights of citizens.

Yasa, vatandaşların haklarını korur.

((sb./sth.)) ((from sb./sth.)) (birini/bir şeyi) (birinden/bir şeyden) korumak You should protect your skin from the sun.

((sb./sth.)) ((against sb./sth.)) (birini/bir şeyi) (birine/bir şeye) karşı korumak The vest protects him against bullets.

Eş anlamlılar: savunmak, siper olmak; Zıt anlamlılar: saldırmak, zarar vermek

Latince 'pro-' (önünde) + 'tegere' (örtmek). Önden örtmek.

Bir şeyi güvende tutmak için önüne ('pro') bir örtü ('tect') koyduğunuzu hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.