adjective

proud

gururlu, onurlu, kibirli

I am proud of my son.

Oğlumla gurur duyuyorum.

She has a proud and noble spirit.

Gururlu ve asil bir ruhu var.

He was too proud to admit his mistake.

Hatasını kabul edemeyecek kadar gururluydu.

((ile)) gurur duymak Oğluyla gurur duyuyor. I am proud of my son.

((-mekten/-maktan)) gurur duymak Takımın bir parçası olmaktan gurur duyuyordu. She was proud to be part of the team.

Eş anlamlılar: memnun, onurlu; Zıt anlamlılar: mütevazı, utanmış

Eski Fransızca 'prud' (cesur, yiğit) kelimesinden, Geç Latince 'prode' (avantajlı) kelimesinden gelmektedir.

Göğsünü kabartarak 'gururlu' görünen bir tavus kuşu hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.