verb

proved

kanıtladı, ispatladı, olduğu ortaya çıktı

The evidence proved his innocence.

Kanıt onun masumiyetini kanıtladı.

The journey proved more difficult than expected.

Yolculuk beklenenden daha zor oldu.

((sth.)) (bir şeyi) kanıtladı. The evidence proved his innocence.

((to be sth.)) (bir şey) olduğu ortaya çıktı. The journey proved more difficult.

Eş anlamlılar: demonstrated, verified, confirmed; Zıt anlamlılar: disproved, refuted

Latince 'probare' (test etmek) kelimesinden gelen 'prove' fiilinin geçmiş zaman ve geçmiş zaman ortacı hali.

Bu, 'prove' fiilinin basit geçmiş zaman halidir. 'Dün, o bunu kanıtladı' gibi geçmişte olan eylemler için kullanılır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.