verb

provide

sağlamak, temin etmek, tedarik etmek

The school provides lunch for the students.

Okul, öğrencilere öğle yemeği sağlar.

We must provide for our family.

Ailemizin geçimini sağlamalıyız.

((birine)) ((bir şey)) sağlamak Bize yiyecek sağlarlar.

((bir şeyi)) ((biri için)) temin etmek Bizim için yiyecek temin ederler.

((birinin/bir şeyin geçimini)) sağlamak Geleceğin için hazırlık yapmalısın.

Eş anlamlılar: supply, furnish, give; Zıt anlamlılar: take, withhold

Latince 'pro-' (ileri) + 'videre' (görmek) kelimelerinden gelen 'providere'den türemiştir. 'Öngörüp' hazırlanmak anlamındadır.

Geleceği 'görebilen' (videre) bir 'pro'fesyonelin, gerekeni 'sağladığını' (provide) düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.