adjective

prudent

basiretli, tedbirli, ihtiyatlı

It is prudent to save money.

Para biriktirmek basiretli bir davranıştır.

She made a prudent decision.

Basiretli bir karar verdi.

basiretli bir ((isim)) She made a prudent decision.

((fiil)) yapmak basiretlidir It is prudent to save money.

Eş anlamlılar: bilge, tedbirli, mantıklı; Zıt anlamlılar: basiretsiz, pervasız

Latince 'prudens' kelimesinden, 'providens' (pro- 'ileri' + videre 'görmek') kelimesinin kısaltmasıdır, öngörmek anlamına gelir.

Basiretli (prudent) bir kişinin geleceği 'öngörebildiğini' (pro-videre) ve plan yapabildiğini hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.