verb

prune

budamak, kırpmak, azaltmak

You should prune the rose bushes in spring.

İlkbaharda gül çalılarını budamalısın.

We need to prune the budget.

Bütçeyi kısmamız gerekiyor.

((sth.)) (bir şeyi) budamak You should prune the rose bushes in spring.

((sth.)) (bir şeyi) azaltmak We need to prune the budget.

Eş anlamlılar: trim, cut, reduce; Zıt anlamlılar: expand, increase

Eski Fransızca 'proignier' (kesmek, kırpmak) kelimesinden gelir.

Kuru erik ('prune') ağacını daha iyi meyve versin diye 'budadığınızı' (prune) hayal edin. Bu, hem fiili hem de ismi hatırlamanıza yardımcı olur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.