verb

pump

pompalamak, basmak

He pumped air into the tire.

Lastiğe hava bastı.

The heart pumps blood through the body.

Kalp vücuda kan pompalar.

She pumped him for information.

Ondan bilgi almak için onu sıkıştırdı.

((bir şeyi)) ((bir yerden/içine/dışına)) pompa kullanarak bir sıvıyı veya gazı hareket ettirmek He pumped air into the tire.

Eş anlamlılar: force, inject, draw

Orta Hollandaca 'pompe' (boru, pompa) kelimesinden gelir, muhtemelen yansıma kökenlidir.

Bir kuyudan su 'pompalayan' bir el pompasının aşağı yukarı hareketini hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.