verb

puncture

patlatmak, delmek

A sharp nail punctured the tire.

Sivri bir çivi lastiği patlattı.

His argument was punctured by a simple fact.

Onun argümanı basit bir gerçekle çürütüldü.

((bir şeyi)) delmek, patlatmak A sharp nail punctured the tire.

Eş anlamlılar: pierce, prick, perforate

Latince 'delme' anlamına gelen 'punctura'dan, 'delmek' anlamına gelen 'pungere'den türemiştir.

Bir delik açan bir 'yumruk' (punch) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.