adjective

punished

cezalandırılmış

The punished child sat in the corner.

Cezalandırılmış çocuk köşede oturdu.

He felt punished for his mistake.

Hatası için cezalandırıldığını hissetti.

((for sth.)) (... için) cezalandırılmak He was punished for his mistake.

Eş anlamlılar: cezalı, disiplinli; Zıt anlamlılar: ödüllendirilmiş, övülmüş

Latince 'punire' (cezalandırmak) kelimesinden gelir. '-ed' eki geçmiş zaman ortacını veya sıfatı belirtir.

'punish' (cezalandırmak) fiilini düşünün. '-ed' eki, eylemin birine zaten yapıldığını gösterir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.