noun

pupil

öğrenci, gözbebeği

The teacher had 30 pupils in her class.

Öğretmenin sınıfında 30 öğrencisi vardı.

The doctor checked the pupil of his eye.

Doktor gözbebeğini kontrol etti.

a pupil bir öğrenci, özellikle genç olan O parlak bir öğrenci.

the pupil of the eye gözün gözbebeği Gözbebekleri büyümüştü.

Eş anlamlılar (öğrenci): student, learner

Latince 'pupillus' (yetim erkek çocuk) ve 'pupilla' (yetim kız çocuk) kelimelerinden gelir. Göz anlamı, başka birinin gözünde görülen kişinin kendi küçük yansımasından ('küçük bebek') gelir.

Bir 'pupil'in (öğrencinin) size baktığını ve yansımanızı onun 'pupil'inde (gözbebeğinde) görebildiğinizi hayal edin. Bu, iki anlamı birbirine bağlar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.