adjective

pure

saf, katıksız, temiz

This is pure gold.

Bu saf altın.

Her motives were pure.

Niyetleri saftı.

It was pure luck that we won.

Kazanmamız tamamen şanstı.

karışmamış veya tam anlamına gelmesi için bir ismi niteler This is pure wool.

Eş anlamlılar: clean (temiz), unadulterated (katkısız); Zıt anlamlılar: impure, contaminated

Latince 'temiz, karışmamış' anlamına gelen 'purus' kelimesinden gelir.

Berrak ve içine başka hiçbir şey karışmamış 'saf' suyu düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.