verb

purify

arıtmak, saflaştırmak

We need to purify the water before drinking it.

İçmeden önce suyu arıtmamız gerekiyor.

He went to the temple to purify his soul.

Ruhunu arındırmak için tapınağa gitti.

((bir şeyi)) arıtmak We need to purify the water.

Eş anlamlılar: temizlemek, arıtmak, süzmek; Zıt anlamlılar: kirletmek, bulaştırmak

Latince 'purus' (saf) + 'facere' (yapmak) kelimelerinden gelir. '-ify' eki '-leştirmek, -laştırmak' anlamına gelir. Yani saf hale getirmek.

Kelimeyi ayırın: 'pure' (saf) + '-ify' (-leştirmek). Fiil, 'bir şeyi saf hale getirmek' anlamına gelir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.