noun

purse

el çantası, cüzdan, para ödülü

She opened her purse to find her keys.

Anahtarlarını bulmak için çantasını açtı.

The winner will receive a large purse.

Kazanan büyük bir para ödülü alacak.

((sb.'s)) purse ((birinin)) el çantası. She couldn't find her wallet in her purse.

a prize purse bir para ödülü. The boxing match had a million-dollar purse.

Eş anlamlılar: handbag, wallet, pocketbook

Geç Latince 'bursa' (deri çanta) kelimesinden, Yunanca 'bursa' (post, deri) kelimesinden gelir.

Hemşire (nurse) çanta (purse) taşır. Kafiyeli ses hatırlamanıza yardımcı olabilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.